images2Girişimcilik günümüzün popülaritesi en yüksek konularından biridir ve gün geçtikçe popülerliği artmaktadır. Bunun ile birlikte girişimcilik üzerine düzenlenen etkinlik sayıları her geçen gün artış gösteriyor. Girişimciliği tanıtan, girişimcilik ekosistemine dahil olabilmemizi sağlayan bu tip etkinlikler girişimciliğe ilk adımını atmak isteyen arkadaşlara yol gösterici konumda bulunuyor. Dikkat çekmek istediğim asıl konu ise üniversite öğrencilerinin bu tip etkinlikler ve organizasyonlara gösterdiği ilgi şüphesiz ki üniversite öğrencisi olmayan insanlara oranla çok daha fazla. Bence bunun altında yatan temel düşünce öğrencilik hayatının verdiği rahatlık ve işini eline almış insanlara oranla sorumluluğun daha az olmasıdır ve bu durum öğrencileri girişimcilik ekositemine çekiyor. Biz üniversite öğrencileri giriştiğimiz herhangi bir işte başarısız olursak üniversite öğrencisi olmayan birine göre daha az etkileniriz, kaybımız daha az olur. Böylece aklımızdaki fikri hayata geçirme konusunda üniversite öğrencileri 1-0 öndedir diyebilirim.

“Her hangi bir işe girip patron sahibi olmayı mı istersin, yoksa kendi işinin patronu olmayı mı istersin ?” sorusunu sorduğum neredeyse bütün arkadaşlarımdan kendi işimi kurmak isterim cevabını aldım. Ama işin aslına baktığımızda bu cevabı veren insanların yarısından fazlası kendisine bir iş bulup hayatına devam ediyor. Başta soru sorulduğunda kendi işini kurmak her insana cazip gelir fakat en önemli faktör ilk adımı atabilmektir. Dünyada 7 milyardan fazla insan var ve dolayısıyla 7 milyardan fazla fikir var. Hayata geçen fikir sayısı ise toplam fikir sayısının çok daha gerisinde. İlk adımı attığımızda mutlaka gerisi gelecektir. Fikrimiz başarılı olabilir, başarısız da olabilir ama başarısız olmak bize çok şey katar. Bir nevi girişimcilik eğitimini yaşayarak, deneyimleyerek almış oluruz. Katıldığım bir konferansta başarılı bir girişimciden duyduğum bir cümleyi paylaşmak istiyorum. Konuşmacı “bu güne kadar 100 girişimim oldu ve bunlardan 5’i başarılı 95’i başarısız oldu” demişti(şu anda çok iyi bir konumda). Klişe olarak Edison örneğini de verebilirim 🙂 Yani arkadaşlar başarısız olmaktan korkmayarak aklımızdaki fikirleri hayata geçirmeyi denememiz gerekiyor. Hele ki öğrencilik döneminde kaybedeceğimiz şeyler daha az olduğundan daha cesur bir şekilde işe koyulabiliriz. Başarıyı kovalamadan elde edemiyoruz ne yazık ki.